Nimet Abla’dan Sanal Bayilere dersler

Yılbaşı öncesi Eminönü civarlarına uğradım bir Cumartesi günü. Kapalıçarşı’dan yürüyerek Eminönü’ne kadar indim. O daracık sokakların enerjisini hep sevmişimdir, ama bu sefer iki tarihi işletme özellikle dikkatimi çekti. Mısır Çarşısı’ndan çıkınca, Kurukahveci Mehmet Efendi’nin önün çıkarsınız hemen. Benim gittiğim gün yağmurluydu, bir de belediye sokakları kazmış, taş döşemeden öyle bırakıvermiş, tüm sokak çamur deryasıydı. Ama Kurukahveci Mehmet Efendi’nin önünde yağmuru, çamuru umursamadan sıra bekleyen en az 10 kişi vardı. Oradan geçip de, Kurukahveci Mehmet Efendi’nin önünde sıra görmediğimi hatırlamıyorum. Bir işletme için ne büyük bir başarı.

Daha sonra yılbaşı bileti almak için Nimet Abla gişesine doğru yürüdüm. Görüntü inanılmazdı. Uzaktan bakıldığında gişenin önünde bir insan seli ve o insan selinin arasına dağılmış beyaz şapkalar. Nimet abla’nın 6–7 gişesinin önünde en az 100 kişi sırada bekliyordu, bilet alabilmek için 5 dakika kadar kuyrukta bekledim. Etrafta ise en az 20–30 tane seyyar Milli Piyango bayii vardı. Nimet Abla’ya nispet, seyyar bayilerin ciddi bir kısmı bayandı. Üç aşağı beş yukarı hepsinden aynı cümleleri işitiyordunuz: “Kısmetiniz varsa, bu biletlere de çıkar”, “Hepsinde ikramiye aynı”. Dedikleri doğruydu ama insanlar (ben dahil) yine de Nimet abla kuyruğuna girip, itiş kakışta 5 dakika bekleyip, Nimet abla gişe elemanlarının pek de nazik olmayan tavırlarına maruz kalma pahasına, yine de biletlerini Nimet abla’dan almayı tercih ediyorlardı.

Peki, bu kadar insan, tamamen birebir aynı olan bir ürünü çok daha rahat bir şekilde (seyyar bayiden) almak varken, neden eziyetli yolu (Nimet abla) tercih ediyorlardı? Cevap basit aslında, Nimet abla’nın daha kısmetli olduğu inancı! 1931 yılında yılbaşı ikramiyesi Nimet abla’nın sattığı bilete çıkmıştı. Peki, geçtiğimiz 80’e yakın yılbaşı ikramiyelerini satan bayilerden neden hiçbiri Nimet abla kadar markalaşamadı? Nimet abla’nın web sitesi şöyle diyor: “1931 yılının yılbaşında satmış olduğu biletlerden 100 Bin lira büyük ikramiye kazanılması onun uğruna inananların sayısını her geçen gün daha artırmış ve o zamanın en çok tirajı olan İkbal, Tasvir ve Efkar gazetelerinin birinci sayfalarında Nimet Abla’nın talihliye 100 adet mor bin liralıkları sayarak teslim ederken çekilen fotoğraflarının ve röportajlarının yayınlanmasını ardından ve ”Talih Nimet Abla ‘dan doğuyor” inancını yüreklerine yerleştiren sadece İstanbul halkı değildi.”.Ama asıl işin sırrı yine sitedeki şu cümlede aslında: “Satmış olduğu biletlerden çıkan büyük ikramiyeleri gazetelerde yayınlatır ve işyerine asarak reklâmını yapardı.”.

Nimet Abla, 1930’larda Halkla İlişkiler ve Reklamın gücünü çözmüş ve ta o dönemde oluşturduğu marka, 80 sene bile sonra hala sapasağlam ayakta, aynı Kurukahveci Mehmet Efendi gibi.

Ülkemizde rekabetin yakın dönemde ciddi artacağı bir sektörün, Nimet Abla’dan alacağı dersler var. Aynı milli piyango’da olduğu gibi, sanal İddaa bayileri de tamamen aynı ürünü satıyorlar. Bilyoner.com ve Nesine.com’dan sonra, Misli.com ve Oley.com da hizmete girdiler; Ocak ayında Saran grubunun sanal bayisi de hizmete giriyor.

Bu 5 işletmenin de satacakları ürün aynı, İddaa oyun kuralları ve oranlarında bir farklılık yok. Farklılık yaratabilecekleri noktalar, promosyon (Misli ve Oley ilk kuponu bedava kampanyası yaptı, bilyoner ve nesine çekilişle seyahat hediye ediyor), kullanıcıların sistemi kullanacakları ara yüz (yazılım), müşteri hizmetleri ve markaları.

Nimet abla’nın başarısını Nesine.com “iddaacının uğurlu sitesi” sloganıyla yakalamaya çalıştı ama bu aslında çok tehlikeli bir stratejiydi. Günün sonunda “House always wins” yani ortalama bir oyuncu kaybetmeye mahkum. Eğer siz “uğurlu site” sloganıyla yola çıkarsanız, oyuncuların genel olarak kaybettikleri bir sistemde zaman içinde “uğursuz site” olarak algılanmaya başlarsınız. Nitekim Nesine.com da yakın zamanda bu söylemi bırakmış gibi tanıtımlarında.

Peki, Nimet abla’dan bu sanal bayiler nasıl ders çıkarabilir? Aslında İddaa’nın yaptığı doğru işler var bu konuda. Mesela TV’de “İddaa geçtiğimiz hafta 22 Milyon TL dağıttı” şeklinde reklamları görmüşsünüzdür. Muhtemelen o hafta İddaa 30–35 Milyon hasılat yapmıştır ama önemli olan o değil. Bu şekilde “İddaa’dan çok para kazanılıyor” algısı yaratılabiliyor. Bu tür bir kampanyayı kullanması en mantıklı kurum Bilyoner. Piyasanın en büyüğü olarak, Bilyoner. com’un kullanıcılarının kazandıkları toplam ödül miktarını açıklamasının etkili olacağını düşünüyorum.

Diğer 4 sanal bayiinin satılan ürünün aynı olduğu bir piyasada nasıl farklılaşacakları ise tamamen ayrı bir yazı konusu

This entry was posted in Internet Reklamcılığı. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *