iPad’in Türkiye’de Internet Reklamcılığı’na etkisi

Yeni teknolojik ürünlerin yayılma hızlarını inceleyen Iowa State’ten Everett M. Rogers ve arkadaşlarının hazırladığı Teknoloji Adaptasyon Eğrisinde “Erken Çoğunluk” sınıfında bir kullanıcıyım.

iPad’i Mayıs ayındaki ABD seyahatimde satın alma şansım olmuştu, ama açıkçası biraz bekle gör politikası uyguladım. Sabrım sadece 4 ay kadar sürdü. iPad harika bir alet, ama bir PC’nin yerini alabilmesi pek mümkün değil. Burada ürün incelemesi yapmayacağım, zaten yüzlercesi mevcut internette. Ama aklıma takılan 1-2 nokta:

  1. Apple dışında kullanıclarının oyun kurallarını bu kadar kısıtlayan ikinci bir elektronik marka yok herhalde.  Biraz süpermarketleri andırıyor iş modeli, bugün bir yoğurt üreticiyseniz Migros ya da Carrefour’da ürün satmak isterseniz, bu marketlere raf parası ödersiniz.  Hergün bu marketlerin kapısından içeri giren binlerce kişiye ulaşmak için bu firmaların kurallarını kabul etmek zorundasınız.  Apple da, Application Store’unu tüm yazılımcılara açıyor, ama sadece onun kurallarını kabul ederlerse.  Bu zaman zaman kullanıcı tecrübesini de kötü etkiliyor; örneğin email’inizi kontrol edebiliyorsunuz iPad’den, ama gelen postanızda wmv uzantılı bir Video varsa, iPad’inizde o videoyu izleyemiyorsunuz.
  2. iPad Türkiye’deki 25-30 milyonluk bilgisayar pazarında iPad üst segmentte yer bulacaktır, 1-2 sene içersinde en fazla %5’lik bir pazar payı alacaktır.  Buna rağmen etkisi oldukça fazla olacaktır.
  3. iPad Flash uygulamalarını desteklemiyor.  Bunun Türkiye’deki İnternet Reklamcılığına ciddi etkileri olacaktır.  Türkiye kaynaklı reklam kampanyalarının %90’ından fazlasında hazırlanan banner’ler Flash programında hazırlanıp yayınlanıyor.  Bu aslında yurtdışındaki uygulamalarla oldukça zıt.  Ajans olarak, ciddi miktarda yabancı müşteriyle çalışıyoruz.  Reklamverenlerimiz, kreatif ajanslarımız flash bannerler’de animasyonları çok seviyorlar.  Öte yandan yurtdışı kaynaklı kampanyaları incelediğimizde, flash yerine jpeg ya da basit animasyonlara izin veren gif bannerlerin tercih edildiğini görüyoruz.  Reklamverenlerde karar mercilerinde olanlar ellerindeki iPad’lerde Flash bannerlerini göremeyeceğinden, bu konuda sıkıntı yaşamak istemeyecek yaratıcı ajanslar yavaş yavaş Gif bannerlere kaymaya başlayacaklardır.

En son bulunduğum bir yurtdışı toplantısında bulunan 15 kişilik grupta 5-6 tane iPad vardı.  Karar verici mevkilerdekilerin elinde sık sık göreceğiz bundan sonra.

This entry was posted in Pazarlama. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *