Girişimcilik

Türkiye genç bir toplum olmasının da etkisiyle Girişimcilik açısından altın günlerini yaşıyor.  Geçen hafta katıldığım iki organizasyonda bu etkileri yakından görme şansım oldu.  Endeavor’un düzenlediği ve melek yatırımcılığı anlatan “Aramızdaki Melekler Kim?” ve Entrepreneur’s Roundtable aynı haftaya denk geldi.  Sabancı Kuleleri’ndeki Endeavor organizasyonda ABD’den gelen konuşmacılar, melek yatırımcılığının ABD’de geldiği noktayı çok detaylı anlattılar.  Microsoft’un ev sahipliğini yaptığı Entrepreneur’s Roundtable’a ise 300’e yakın kişi katıldı.  Katılımcıların çok büyük bir kısmının 25 yaşının altında olması da gelecekte çok daha heyecanlı günlerin bizi beklediğinin bir göstergesiydi.

Bu ilgi ne kadar heyecan verici de olsa, özellikle yeni girişimciler için
birçok tehlikeyi de içeriyor.  Son dönemlerde haftada 1-2 kez Internet’te
yatırım fırsatı olursa haber vermemi isteyen kişilerle konuşuyorum.  Herkes
Internet’te dünyasındaki çok başarılı firmalarda yaratılan değerlerin manşetlere
taşınmasından etkilenmiş.  Ancak atladıkları nokta, gazetelerde pek yer
bulamayan başarısız olan projeler.  60’dan fazla fırsat sitesinin olduğu
ülkemizde belki seneye 5 tanesi ayakta kalacak, 50’den fazlasının
yatırımcıları ise yatırdıkları paraların üzerine birer bardak soğuk su içmek
zorunda kalacaklar.  Melek yatırımcı olarak önüme gelen projelerde, olmazsa
olmaz olarak değerlendirdiğim bazı kriterler belki tüm girişimcilere fikir
verebilir:

  • Herkesin hemfikir olduğu gibi, kurucu çok önemli.  Akıllı, çalışkan,
    enerjik, insan ilişkileri kuvvetli gibi geniş bir liste yaratabilirsiniz.  Benim
    özellikle dikkat ettiğim, kurucunun işin ne kadar içinde olduğu.
    Şayet girişimci kendini %100 işe vermiyorsa, bu işi yan bir proje olarak
    sürdürüyorsa, bunlar benim için başlı başına yatırım yapmama sebebi.
  • Kurucunun ne kadar risk aldığı çok önemli.  Kendi cebinden de yatırım
    yaptıysa bu çok olumlu bir gösterge.  Eğer bir kurucu işin hemen başında kendine
    yüksek bir maaş öngördüyse o da benim için bu projeden uzak durma sebebi.
    Kurucunun tabii ki kendini işe verebilmesi için aklının rahat olması ve ay
    başını gözlüyor olmaması gerekiyor.  Ama işin önemli bir hissedarı olarak
    şirketin diğer ortaklarının da çıkarlarını düşündüğünü hissettirmesi
    gerekiyor.
  • Türkiye’de holdinglerin yaptığı internet girişimleri genelde çok başarılı
    olmuyor.  Bunun temel sebeplerinden biri de gider tarafında işin henüz başında
    çok para harcamaları ve iş modelinin o gider yapısını yakalayamaması sonucunda,
    holdingin projeyi belli bir süre sonra öldürmesi.  Yeni sektörlere girmeyi
    düşünen holdinglerin, belli bir noktaya gelmiş girişimleri satın almaları,
    kendileri açısından sıfırdan o işi kurmaktan daha ucuza gelecektir.  Amerika’da
    bir çok girişimin Garaj’dan çıkması tesadüf değil.  Çoğu başarılı girişimde,
    düşük maliyetle bir yerlere gelindikten sonraki aşamalarda iş modeli kendini
    kanıtlayınca yatırımcıların da desteğiyle gereken kaynaklar harcanmaya
    başlanıyor.  Bu yapının korunması başarıda çok önemli, kurucular iş modeli
    ispatlandıktan sonra gerekli kaynakları beklemeli.  Eğer bir girişimci ilk
    günden plazada ofis, asistan, araba diyorsa, bir yatırımcı olarak bunlar beni
    korkutur.
  • İş modeli ispatlandıktan sonra ise, işe bakış açısı çok farklı olmalı.  O
    noktadan sonra işe gereken tüm kaynakları aktarmak ve hedeflere ulaşmak için
    gerekli tüm yatırımın yapılması çok önemli.  O noktada fokusun giderden çok
    gelir ve büyüme üzerinde olması başarıyı getiriyor.
  • Kurucunun ne kadar elini kirlettiği çok önemli.  İş süreçlerinin tümüne
    hakim olması şart, gerekiyorsa paket yapmalı, ürün teslim etmeli, müşteri
    ilişkilerine yardımcı olmalı.  Holding girişiminde göreve gelen Genel Müdür’den
    bunu beklemek zor.
  • İşin büyüme potansiyeli ve yatırımcı olarak yatırımın geri dönüş
    alternatifleri önemli.  Bazı işler karlı olabilir ama büyüme potansiyeli
    sınırlıysa, bir yatırımcı olarak bu beni çok heyecanlandırmaz.

 


This entry was posted in Girişimcilik and tagged . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *