Şereftir seni sevmek!

Tarih 9 Aralık 2014. Hamza hoca göreve geleli bir hafta olmuş ancak. Arena’da Arsenal maçı, Hamza hoca için de bir ilk. Tribünlerde 10-15 bin kişi var, GS için bir Avrupa kupası için rekor derecede düşük herhalde. Şampiyonlar ligi’nde 5 maçta sadece 1 puan toplanmış, maçın prestijden fazla bir anlamı yok. Arsenal tarafı ciddi, 30 dakikada 3-0 yapıyor. Moraller iyice bozuluyor. Ikinci yarıda, futbolcular bitse de gitsek modundalar.

Maçın 55-60. dakikaları arasında, Arena’da garip şeyler olmaya başlıyor. Stadın Doğu üst tribünü’nden inceden bir tezahürat başlıyor. Arena’da ilk kombinemi ben de oradan almıştım, 40-50 kişilik bir grubun içinde. Bunlar genelde 40 yaş civarı, 14 senelik şampiyonsuzluk dönemi de yaşayıp, sarı kırmızıya Gönül vermiş eski tüfekler. Doğu üstten bir anda, hiç bir şey yokken ‘şereftir seni sevmek’ diye inceden bir ses yükseliyor. O gün stattaki 10-15 bin gerçek Galatasaray’lı, bir anda bir işaret fişeği beklemişler gibi, ayaklanıyor ve tribünler o maçın son yarım saati sanki şampiyon olmuşçasına susmuyor. Hatta kendi dışında tezahürat başlamasına şaşıran uA önce susuyor, sonra onlar da eşlik ediyor. Ilk başta ne olduğunu anlamayan GS’lı futbolcular, giydikleri formanın ağırlığının farkına varıp, top oynamaya başlıyorlar. Maç 1-4 bitiyor ama ben stattan belki de bu gün kutladığımız şampiyonluğun ışığını gördüğümden, 32 diş bir suratla çıkıyorum.

Prandelli’nin sorunu GS’ın büyüklüğünü kavrayamamasıydı. Anlamadı ya da düzgün anlatılmadı. Hamza hoca bu camianın çocuğu, güzel insan. Bence hoca olarak eksiklikleri var, ama bu oyuncu grubunu takım haline getirdi ve bitime bir hafta kala en çok isteyen şampiyon oldu.

Bu şampiyonluğun tadını çıkaralım! Şayet ilerde taraftar, yönetim ve sporcularımız bu camianın ne kadar büyük bir camia olduğunu unuturlarsa bir gün, bu şampiyonluğu hatırlatalım onlara….

This entry was posted in Galatasaray and tagged . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *